YAPAY ZEKA VE HUKUK
GİRİŞ
Adil bir topluma nasıl ulaşılabileceği üzerine birçok teorisyen , hukukçu makalelerinde ve tezlerinde '' İNSAN '' ın yaptığı yargılamalar sonucu ulaşılabilir olduğu görüşünü savunmaktadır.Bu görüşün savunucuları olan bilim insanları tezlerini robot hakimler ve savcıların suçlu psikolojisini anlayarak empati kuramayacağı , yapay zeka kullanılmadığı insanların hakimin takdir yetkisinin yok sayılamayacağı ve robotların bir kişiliği olmadığı bunun sonucunda işledikleri hatalar sonucu Borçlar Kanunundaki kusursuz sorumluluk hallerinin uygulanamayacağı görüşündedirler.Bu tezlere karşın bilim insanları tarafından Yapay Zekanın hukukta kullanılabileceği görüşüne dair anti - tez .Yapay Zeka ve Hukuk isimli yazımızda biz öncelikle yapay zeka kavramı ve tarihsel gelişimi yapay zeka kavramının hukukta kullanılıp kullanılamayacağına dair savunulan düşünceleri ayrıntılı bir şekilde irdeleyeceğiz.
YAPAY ZEKA VE HUKUK KAVRAMLARININ ANLAMI
Yapay Zekanın sözlük anlamına bakıldığında '' bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde meydana getirme faaliyeti '' olarak adlandırılmaktadır.Kısacası yapay zekayı işletim sistemlerini araç olarak kullanarak düşünebilen , sorgulayabilen varlıklar meydana getirme işlemi olarak tanımlayabiliriz.Tarihsel gelişimine bakıldığında 1943 İkinci Dünya Savaşı sırasında Turing Testi ile ortaya çıkmış sırasıyla 1950 -'' Ben Robot '' romanının yayınlanması 1969 , 1973 , 1981 , 1990 deki gelişmeler ve 1997- 2002 yıllar sırasındaki Robot Bilgisayarların üretilişi devamında gelen gelişmeler ve günümüzde Robotların İnsan Topluluklarından daha akıllı olup olmadığı tartışılmaktadır.
Hukuk ise meşru şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran devleti sınırlandıran bunun yanı sıra bireylere haklar ve yükümlülükler getiren interdisipliner bir alandır . Bireylerin her türlü farklılıklarının yansıdığı Toplumsal Sözleşme olan Anayasa , irade serbestisi ' nin egemen olduğu sözleşme hukuka ait kavramlardır.Kökenlerinin Antik Yunandaki Şehir Devletlerine dayanan hukuk kaynağını 'sorgulamak anlamına gelen felsefeden almaktadır.
Yapay Zekanın pek çok alanı ve disiplini etkilediği gibi hukuku etkilemiştir.Bilim insanları tarafından robot işletim sistemlerinin mahkemelerde , hukuki danışmanlık hizmetlerinde , icra dairelerinde kullanılabileceğini savunmaktadır.Bu durum uygulamadapek çok soruna yol açacaktır.
YAPAY ZEKANIN CEZA VE MEDENİ HUKUKA ETKİSİ
1-Hakimin Takdir Yetkisini Sınırlandırıp Sınırlandıramayacağı Bakımından
Ceza Hukukundada Hakime verilen takdir yetkisi geniştir.Ceza Muhakemesi Kanununda şöyle ifade edilmiştir.Ceza Muhakemesi Kanununun 217 'nci maddesinden alıntıdır.
ROBOTLARIN VERDİĞİ KARARLARIN CEZAİ VE HUKUKİ SORUMLULUĞU
1-Hukuki Sorumluluk
Türk Borçlar Kanunun 66 ncı ( adam çalıştıranın sorumluluğu ) 116 ncı ( yardımcı şahsın fiilinden kaynaklı sorumlulukları düzenleyen kusursuz sorumluluk hallerinde eylemi gerçekleştiren kişi olan işçi veya yardımcı şahsın bu eylemi gerçekleştirirken onu çalıştıran veya istihdam eden işverenin eylemlerinden sorumlu olmasa dahi sorumlu olacağı söylenmiştir.Ama maddede çok önemli bir detay vardır çalıştırılan kişi gerçek veya tüzel kişi olmalıdır.Robotların hukuki anlam da bir kişiliği olmadığına göre robotların haksız fiillerinden kaynaklanan sorumluluğunda kim sorumlu olacaktır ?Tartışmalara açık bir konudur.
2-Cezai Sorumluluk
Türk Ceza Kanununda Gerçek ve Tüzel Kişilerin Cezai Sorumluluğu Kanunda şöyle düzenlenmiştir.
SUÇ PSİKOLOJİSİ BAKIMINDAN YAPAY ZEKANIN HUKUK İÇİNDE KONUMLANDIRILMASI
Yargıdaki tüm görevliler '' hakimler , savcılar , avukatlar vs ..'' suçlu haksız fiil veya sözleşmeden kaynaklı isimlendirilmelere tabi tutulan kişilerin yargılama esnasında yüz ifadeleri ve ruh halini anlayabilmeleri için hukuk formasyonu esnasında egitilmekte ve '' İNSAN '' olmaları nedeni ile karşısındaki bireylerle empati kurabilmektedirler.Robotların hukuk formasyonuna sahip olmamaları ve duyguları olmamaları nedeni ile karşısındaki bireyle ne derece iletişim kurabilecekleri tartışmalara açık bir konudur.
SONUÇ
İnsanların insan olmalarından kaynaklı duygularını kullanabilmeleri ve hukukta kişiliğe sahip olmaları hakimin takdir yetkisini kullanırken yine muhakeme yeteneğini ön plana çıkarılarak daha doğru yargılamalar yapabilmeleri sebebi ile hukukta yapay zeka kullanımının doğru olmayacağı kanısındayım.Hukuk yalnızca kanunların ezberlenmesinden ibaret bir alan değildir.Bireylerin muhakeme yeteneğini kullanabildikleri bir alandır.Muhakeme yeteneği robotlarda bulunmadığından bir programla yüklense dahi kişiliğe sahip olmadıklarından hala insanların yaptığı yargılamalara ihtiyaç vardır.
Adil bir topluma nasıl ulaşılabileceği üzerine birçok teorisyen , hukukçu makalelerinde ve tezlerinde '' İNSAN '' ın yaptığı yargılamalar sonucu ulaşılabilir olduğu görüşünü savunmaktadır.Bu görüşün savunucuları olan bilim insanları tezlerini robot hakimler ve savcıların suçlu psikolojisini anlayarak empati kuramayacağı , yapay zeka kullanılmadığı insanların hakimin takdir yetkisinin yok sayılamayacağı ve robotların bir kişiliği olmadığı bunun sonucunda işledikleri hatalar sonucu Borçlar Kanunundaki kusursuz sorumluluk hallerinin uygulanamayacağı görüşündedirler.Bu tezlere karşın bilim insanları tarafından Yapay Zekanın hukukta kullanılabileceği görüşüne dair anti - tez .Yapay Zeka ve Hukuk isimli yazımızda biz öncelikle yapay zeka kavramı ve tarihsel gelişimi yapay zeka kavramının hukukta kullanılıp kullanılamayacağına dair savunulan düşünceleri ayrıntılı bir şekilde irdeleyeceğiz.
YAPAY ZEKA VE HUKUK KAVRAMLARININ ANLAMI
Yapay Zekanın sözlük anlamına bakıldığında '' bir bilgisayarın veya bilgisayar kontrolündeki robotun çeşitli faaliyetleri zeki canlılara benzer şekilde meydana getirme faaliyeti '' olarak adlandırılmaktadır.Kısacası yapay zekayı işletim sistemlerini araç olarak kullanarak düşünebilen , sorgulayabilen varlıklar meydana getirme işlemi olarak tanımlayabiliriz.Tarihsel gelişimine bakıldığında 1943 İkinci Dünya Savaşı sırasında Turing Testi ile ortaya çıkmış sırasıyla 1950 -'' Ben Robot '' romanının yayınlanması 1969 , 1973 , 1981 , 1990 deki gelişmeler ve 1997- 2002 yıllar sırasındaki Robot Bilgisayarların üretilişi devamında gelen gelişmeler ve günümüzde Robotların İnsan Topluluklarından daha akıllı olup olmadığı tartışılmaktadır.
Hukuk ise meşru şiddet kullanma tekelini elinde bulunduran devleti sınırlandıran bunun yanı sıra bireylere haklar ve yükümlülükler getiren interdisipliner bir alandır . Bireylerin her türlü farklılıklarının yansıdığı Toplumsal Sözleşme olan Anayasa , irade serbestisi ' nin egemen olduğu sözleşme hukuka ait kavramlardır.Kökenlerinin Antik Yunandaki Şehir Devletlerine dayanan hukuk kaynağını 'sorgulamak anlamına gelen felsefeden almaktadır.
Yapay Zekanın pek çok alanı ve disiplini etkilediği gibi hukuku etkilemiştir.Bilim insanları tarafından robot işletim sistemlerinin mahkemelerde , hukuki danışmanlık hizmetlerinde , icra dairelerinde kullanılabileceğini savunmaktadır.Bu durum uygulamadapek çok soruna yol açacaktır.
YAPAY ZEKANIN CEZA VE MEDENİ HUKUKA ETKİSİ
1-Hakimin Takdir Yetkisini Sınırlandırıp Sınırlandıramayacağı Bakımından
Madde 4 - Kanunun takdir yetkisi tanıdığı veya durumun gereklerini ya da haklı sebepleri göz önünde tutmayı emrettiği konularda hâkim, hukuka ve hakkaniyete göre karar verir.Türk Medeni Kanununun Başlangıç Prensiplerini içeren ilk yedi maddesinde Hakime geniş bir yetki tanımıştır.Bu yetki kanundan kaynaklı olabileceği gibi somut olayın gerektirdiği şartlardan da kaynaklı olabilecektir.Ama bu Hükme gidilebilmesi için , tarafların Anayasası olan Sözleşmede , Türk Borçlar Kanunununda ve Türk Medeni Kanununda hüküm bulunmaması şarttır.
Ceza Hukukundada Hakime verilen takdir yetkisi geniştir.Ceza Muhakemesi Kanununda şöyle ifade edilmiştir.Ceza Muhakemesi Kanununun 217 'nci maddesinden alıntıdır.
hâkimin, kararını ancak duruşmaya getirilmiş ve huzurunda tartışılmış delillere dayandırabileceğini, delillerin ise hâkimin vicdani kanaatiyle serbestçe takdir edileceğini hüküm altına almıştır.Ceza ve Medeni Hukukta hakimin takdir yetkisi bu şekilde ifade edilmiştir.Yapay Zekanın bu yetkiyi nasıl kullanacağı tartışma konusudur.Hakimin serbestçe sınırlamaya bağlı kalmadan karar verebilmesi için '' İNSAN '' unsuruna ihtiyaç vardır.
ROBOTLARIN VERDİĞİ KARARLARIN CEZAİ VE HUKUKİ SORUMLULUĞU
1-Hukuki Sorumluluk
Türk Borçlar Kanunun 66 ncı ( adam çalıştıranın sorumluluğu ) 116 ncı ( yardımcı şahsın fiilinden kaynaklı sorumlulukları düzenleyen kusursuz sorumluluk hallerinde eylemi gerçekleştiren kişi olan işçi veya yardımcı şahsın bu eylemi gerçekleştirirken onu çalıştıran veya istihdam eden işverenin eylemlerinden sorumlu olmasa dahi sorumlu olacağı söylenmiştir.Ama maddede çok önemli bir detay vardır çalıştırılan kişi gerçek veya tüzel kişi olmalıdır.Robotların hukuki anlam da bir kişiliği olmadığına göre robotların haksız fiillerinden kaynaklanan sorumluluğunda kim sorumlu olacaktır ?Tartışmalara açık bir konudur.
2-Cezai Sorumluluk
Türk Ceza Kanununda Gerçek ve Tüzel Kişilerin Cezai Sorumluluğu Kanunda şöyle düzenlenmiştir.
Madde 20- (1) Ceza sorumluluğu şahsidir. Kimse başkasının fiilinden dolayı sorumlu tutulamaz.Yine kişilik kavramı karşımıza çıkmaktadır.Türk Ceza Kanunu suçun failinin gerçek kişiler bakımından fail olabileceği tüzel kişiler bakımından güvenlik tedbiri cezası uygulanacağı beriltilmiştir.Robotlar yasal düzenlemeler de gerçek veya tüzel kişi kavramının içine yerleştirilemediği için cezai sorumluluğu da pek çok soruna yol açacaktır.
(2) Tüzel kişiler hakkında ceza yaptırımı uygulanamaz. Ancak, suç dolayısıyla kanunda öngörülen güvenlik tedbiri niteliğindeki yaptırımlar saklıdır
SUÇ PSİKOLOJİSİ BAKIMINDAN YAPAY ZEKANIN HUKUK İÇİNDE KONUMLANDIRILMASI
Yargıdaki tüm görevliler '' hakimler , savcılar , avukatlar vs ..'' suçlu haksız fiil veya sözleşmeden kaynaklı isimlendirilmelere tabi tutulan kişilerin yargılama esnasında yüz ifadeleri ve ruh halini anlayabilmeleri için hukuk formasyonu esnasında egitilmekte ve '' İNSAN '' olmaları nedeni ile karşısındaki bireylerle empati kurabilmektedirler.Robotların hukuk formasyonuna sahip olmamaları ve duyguları olmamaları nedeni ile karşısındaki bireyle ne derece iletişim kurabilecekleri tartışmalara açık bir konudur.
SONUÇ
İnsanların insan olmalarından kaynaklı duygularını kullanabilmeleri ve hukukta kişiliğe sahip olmaları hakimin takdir yetkisini kullanırken yine muhakeme yeteneğini ön plana çıkarılarak daha doğru yargılamalar yapabilmeleri sebebi ile hukukta yapay zeka kullanımının doğru olmayacağı kanısındayım.Hukuk yalnızca kanunların ezberlenmesinden ibaret bir alan değildir.Bireylerin muhakeme yeteneğini kullanabildikleri bir alandır.Muhakeme yeteneği robotlarda bulunmadığından bir programla yüklense dahi kişiliğe sahip olmadıklarından hala insanların yaptığı yargılamalara ihtiyaç vardır.


Yorumlar
Yorum Gönder