SİNEMA FİLMLERİNDE HUKUK

    GİRİŞ

   Temelini felsefeden alan Hukukun  çok yönlü bir disiplin alanı olması  Amerika Birleşik Devletleri kaynaklı Sinema endüstrisini yakından etkilemekle kalmamış , bu sinema filmlerine yepyeni bir bakış açısıyla hukukçular tarafından yorumlanmasına neden olmuştur.Bilinmektedir ki doğal hukuk anlayışının egemen olduğu ülkelerde hukuk sadece kanunlardan ibaret görülmemekte , evrensel ilkeler ve üst bir hukuk otoritesine  bağlılık esas alınmaktadır.Hukuk siyaset biliminden sinema , edebiyattan  bağımsız düşünülmediği için  ülkelerin gelişmişlik ve refah seviyesi artmaktadır.Buna nazaran salt kanun iradesine dayanan pozitif hukukun egemen olduğu ülkelerde ise hukukçular salt kanunları esas aldıkları için adalet hukuk ve kanunun eşit görülmesinden dolayı hakimlerde oluşan adalet duygusu zarar görebilmektedir.Hukuk disiplininin yaşamın tüm alanlarında olduğu gibi sinema filmlerinde görülebilmesi anlayışı 20.yüzyılda oluşmaya başlanmıştır.Yazımda öncelikle sinemanın ne anlama geldiğini tanımlayarak hukukun sinema ile ilişkisini somut örnekler olan filmler üzerinden yorumlamaya çalışacağım.

SİNEMA  NEDİR ?

    Sinemanın sözlük anlamına bakıldığında  '' güzel sanatların bir dalı olarak, izleyiciye göstermeye uygun olan filmleri gerçekleştirme ve yaratma sanatı.'' olarak tanımlanmaktadır.Sinema ilk olarak 1832  ve 1834 yıllarında sessiz sinemada 16 saniye olarak elde edilen hareketli görüntülerin ortaya çıkmasından sonra bunların 1877 de CD 'ye kaydedilmesi ile ortaya çıkmış hareketli görüntüler dizini olarak tanımlanmıştır.1894 de ise ilk film stüdyosu inşa edilmiştir.Bu süreç esnasında tarihsel gelişmelerin ışığında sinema endüstrisi ortaya çıkmıştır.1910 da roman ve öykülerin filmlerinin bu hareketli görüntülere aktarılmasıyla Sessiz Sinema doğmuştur. Griffith ise sinemayı bir anlatım biçimi olarak görmesiyle Sinemada bir devrim yaşanmıştır .İşte hukuk düzeninin sinemayla beraber yorumlanmasının temelleri bu yıllara dayanır.Sinemaya ilişkin bu genel girizgahtan sonra Hukuk ve Sinema ilişkisini Sinemalardan kesitler olan filmler üzerinden incelemeye başlayalım.

SİNEMA VE HUKUK İLİŞKİSİNE ÖRNEKLER ÜZERİNDEN FİLMLERİN İNCELENMESİ 

1) REİS BEY ( NECİP FAZIL KISAKÜREK  ) - 1988
'Siz merhametten, acıma duygusundan yalnız kötülük doğacağına inanmışsınız. Yerinde haklısınız. Fakat ondan nebüyük iyilik doğacağını unuttuğunuz için, en büyük hakkı kaybediyorsunuz. Rahmet, kaldırılmış sizin kalbinizden... Buz çölünde yol alıyorsunuz! ''
Reis Bey filminde Baskıcı bir Ağır Ceza Hakimi ve onun hatalı verdiği kararın sonradan anlaşılmasıyla  değişimini anlatır.O artık heybetli insanları  her daim aşağılayan kanunları uygulamakla adaletin sağlandığını  zannettiği Baskıcı bir hakim değildir.O artık Hayatın ta kendisinin acıma ve acınarak  düzelebileceğine inanan Reis Beydir.Necip Fazıl'ın ustalık eserlerinden olan Reis Bey bize İNSAN ' ın içindeki  merhamet duygusunu söküp attığında Erdemli olamayacağını anlatır.Adil olunmanın yolunun önce merhamet ve iyilikten geçtiğini okura aşılar.Reis Bey ' in merhametsiz kaskatı bir kanun uygulayıcısından adil bir Hakime dönüşümünü anlatır.

2 ) BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK ( HARPER LEE ) - 1962

     '' Çoğunluğa bağlı olmayan tek şey insanın vicdanıdır . '' 

Irkçılığa , adaletsizliklere , eşitsizliğe karşı bir direniştir Bülbülü Öldürmek kitabını okumak ve bu filmi izlemek.Filmde en çok şu olay dikkatimi çekmişti .Öğretmen Nazi Almanyasın da ki gerçekleşen Irkçılığı eleştiriyor ama kendi siyahi öğrencisine ırkçılık yapmaktan çekinmiyor.Kurumsal Irkçılığı ciddi bir şekilde arttığı bir dönemde Amerika da bir siyahi ceza alıyor.Küçük kasabada hiçbir avukat bu siyahiyi savunmak istemiyor.Ama bir avukat savunulma hakkı kapsamında  O siyahiyi savunuyor. Adalet temalı Filmde her şey küçük bir çocuğun gözünden anlatılıyor.Kitabı  okurken  ve Filmi izlerken  küçük çocuğun bütün bu adaletsizlikleri anlamlandırma arayışı esnasında gözyaşlarına boğuluyorsunuz.

3 ) V FOR VENDETTA   ( JAMES MC TEİGUE ) - 2005

 "Bize fikirleri hatırlayın dendi, adamı değil. Çünkü bir adam başarısız olabilir. Yakalanabilir, öldürülebilir ve unutulabilir. Ama 400 yıl geçse de bir fikir hala dünyayı değiştirebilir."
Despot rejimlere karşı bir duruşu simgeleyen kimi kesimlere göre bir simge haline gelen bir kahraman oduğu iddia edilen  '' V '' ve yüzyıllar sonra çıkagelen bu adamın Parlamento binasına saldırarak her şeyin düzelebileceğine inanması anlatılır Filmde.Ansızın bir Gece ilgili ülkenin sokaklarında televizyonda Bu adamın resimleri çıkar .Bir kurtarıcı edasıyla halk kitlelerine kurtuluşu vaat eder.Ama genç bir kız ona göre bir rejimin görevlileri elinde  çırpınmaktadır.Kurtulmak içinadeta  haykırmaktadır.Evey'i Kurtarır.Genç kız daha sonra V tarafından su ile erginleşme törenine girer.V de yıllar önce ateş ile bu  erginleşme törenine girmiştir.V ve Evey in aşkı ve özgürlük mücadelesi yıllardır konuşula gelmektedir.

SONUÇ

Hukuk ve sinema sinemanın doğumundan beri birbirlerini etkilemektedirler.Yazımda bunları bazı filmler üzerinden incelemeye çalıştım.Özgürlük adalet , eşitlik gibi kavramlarla Yönetmenler tarafından nice güzel eserler çıkarılabilmektedir.Bir hukukçuya düşen görev ise özellikle doğal hukuk anlayışının eğemen olduğu toplumlarda filmler yoluyla sorgulamayı adaletin peşinde koşmayı öğrenmektir. Unutmayalım ki Konfüçyusün ifade ettiği gibi ''Adalet bir kutup yıldızı gibidir. ''Hukukçular ise bu kutup yıldızına ulaşırken hukukta farklı alanlardan yararlanmayı ihmal etmemelidirler.Çünkü unutulmamalıdır ki hukuk kanunla eş anlama gelmez.Hukuk kanundan ötedir.Kanunlarıda kapsayan bir adalet arayışıdır.

  




Yorumlar

Popüler Yayınlar