İMTİYAZ SÖZLEŞMELERİ ( ÖZELLEŞTİRME )

 Halk arasında sıklıkla şu cümleyi duyarız ; Devlete ait mallar özel kurumlara satılıyor.Fakat bu cümlenin doğruluğunu hiç sorgulamadan kabullenmek kimilerinin yararına gelir.Asıl niyetimiz politik tartışmalara girmek değil konuya bilimsel açıdan yaklaşmak olmalıdır.Hukuk Doktrinin de Özelleştirme olarak kabul gören İmtiyaz Sözleşmelerine geçmeden önce konunun daha anlaşılır açıdan özümsenmesini sağlamak için kaynağını aldığı İdare Hukukunu tanımlamak gerekir.

İDARE HUKUKU NEDİR ?

Devletin üç ana  erkini oluşturan yürütme ve yürütmenin politik olmayan işlemlerini oluşturan ( örneğin seçimlerin nasıl tekrarlanması gerektiği  değil yönetmelikler,yasa koyarken meydana gelen tartışmalar değil  kanunların uygulanış şeklinde idarenin kullandığı amaçlar  ) idare hukukunda devletin yargı erkinde meydana gelen kararlara bakmayız.Baktığımız yürütme organınıdır.İdarenin eylem ve işlemleri idare hukukunun konusunu oluşturur.İdare hukuku ise kısaca '' idarenin hukuku'' dur.Örneğin sınavlar sonrası meydana gelen notlandırma işlemi idari işlemdir.Kurum sınavlarında ise her cevapladığımız soru idarenin işlemidir.Bir kaymakamın atanması idari bir işlemdir.Kısacası idarenin hukuku diye kısaca özetleyeceğimiz idare hukuku hayatın her alanında içimizdedir.Peki idare hukukunun yazımızın konusu olan İmtiyaz Sözleşmeleri ile olan ilgisi nedir ?İmtiyaz sözleşmeleri idarenin yaptığı bir sözleşme olan idari sözleşmeler kapsamında olan Kamu İmtiyaz Sözleşmelerine girer .Yani idare oturup özel kamu tüzel kişileriyle sözleşme mi yapıyor sorusunun cevabını Evet yapıyor olacaktır .Peki bu sözleşmenin konusunu ne oluşturur ? İşte Yazımızın konusunu İmtiyaz Sözleşmeleri olan Özelleştirme oluşturacaktır.

KAMU HİZMETİ İMTİYAZ SÖZLEŞMELERİ ; ÖZELLEŞTİRME 

İmtiyaz Kelimesinin kökeni iltizamdır.Bu kelimenin tarihçesi Osmanlı İmparatorluğunda ki mültezimler ve iltizam sistemine dayanmaktadır.Osmanlı Devletinde Sultanların topraklarını kiraya verirken kullandığı sistemin adı iltizam sistemiydi.Bu toprakları kiralayan mültezimler kiraladıkları arazi karşısında ücret öderler ve toprakların mülkiyeti Sultanlarda kalırdı.Modern Anlamda Anayasalı Devlet olan Türkiye Cumhuriyetinde kullanılan imtiyaz sözleşmelerinin kökeni buradan gelmektedir.Kısacası bu tarihçeyi belirttikten sonra İmtiyaz Sözleşmelerinin ne olduğunu açıklayalım.Çoğumuz okuduğumuz medyadan devlete ait hazinelerin mülkiyetinin bazı özel kişilere geçirildiği iddialarını duymuşuzdur.Ama ne yazık ki bu iddialar gerçeği yansıtmıyor.Devlete ait malların kullanım hakkının belirli bir süreliğine özel kişilere devrini oluşturur Özelleştirme.Mülkiyet Özel tüzel kişiliklere geçirilmez.Örneğin X ülkesinde bir tarihi mekan kiralanacak olsun.Bu durumda özel bir tüzel kişilikle anlaşıldığı takdirde ve bu anlaşmanın konusunu X ülkesinde ki Y tarihi mekanının kullanım hakkı olduğu düşünülürse ve bir anlaşma yapılırsa bu durumda Özellleştirme İmtiyaz Sözleşmeleri gerçekleşmiş olur.Kısacası bir tesisin dinlenme mekanının kullanılma hakkının devridir Özelleştirme.Bu devir 49 yıllığına gerçekleşir.Süresiz değildir.Yani X ülkesinin Y tarihi mekanı 49 yıllığına işletende bulunur.Kullanım hakkı onundur.

Elde edilen kar ,yani işletmeci örneğin 50.000 TL kar elde etmişse bu kar onundur.Bu demek  değildir ki X ülkesinde ki zarara  X devleti katlanır.Zarar da işletmecinindir.Peki işletmeci bu tesisi beğenmeyip restore etmek için masraf yaparsa bu durumda bu masrafları da X devleti katlanmaz.Devredilen şey mülkiyet tesisin kendisi değil kullanım hakkıdır.Kullanım hakkının kendisidir.Peki bu işletmenin kullanım hakkı belirli bir bedel karşılığında mı olur ?Cevabımız Evet olacaktır.Yani Örneğin A ülkesinde B tesisinin işletme hakkının kullanım hakkının devri belirli bir bedel karşılığında olacaktır.Üstelik A ülkesinde ki B tesisinin devrindeki bedeli idare belirler.Bedele karar verecek makam Devlet Başkanınındır.

BAZI ÖZEL KAVRAMLAR 

İlk Özel Kavramımızla başlayalım ; Rachat .Rachat nedir Peki ? Sözleşmenin ileriye yönelik Fesihdir.Örneğin A idaresinin kullandığı Devlete tanınan  yetkidir.Genel de işleten şahısların işletmecinin bir kusuru vardır..

* İmprevizyon : Diyelim ki A idaresinin İşletmeciye tanınan sözleşmede bir aksilik oldu günlük hayatta.Ekonomik durum kötüleşti.Bu durum da İşletmeci sözleşmenin yeni şartlara göre güncellenmesini isterse İmprevizyon durumu oluşur.

*Fait Du Prince :A ülkesinde ki idare çok anlayışlı sözleşme artık B tesisi işleteni için çok ağır bir yük haline geldiği için bedeli ödeyemedi bu durumda İdare sözleşmeyi Tesis yararına revize eder ( güncellerse ) Fait Du Prince durumu oluşmuş olur.

MERAKLISINA ; Ülkemiz Türkiyede ki İmtiyazcı Şirketler Türk AŞ şeklinde kurulmak zorundadır.Yani Türkiyede imtiyazcı olmak isteyenlerin şirketlerini TÜRK AŞ Şeklinde kurmak zorundadırlar.Ayrıca Ülkemiz Türkiye de Bu alanla ilgili görülmesi gerekilen uyuşmazlıklar Danıştay veya Tahkimde görülür.

KAYNAKÇA 

-Dr.Levent Ersin Yakın Seri İdare Hukuku ve İdari Yargılama Usul Hukuku

-Dr.Levent Ersin Yakın Eğitim İdare Hukuku Ders Notları 

Yorumlar

Popüler Yayınlar