CEZA HUKUKU VE HUKUK DEVLETİ İLKESİ
‘’ Adalet önce devletten gelir. Çünkü hukuk, devletin
toplumsal düzenidir.’’
ARİSTOTELES
Tarihin en ilkel kabilelerinden
günümüz toplumlarına düzenin sağlanabilmesi adına bireyler toplumdaki suç
teşkil eden fiillere karşı ceza uygulamak istediler. Hukuka aykırı fiillere
karşı uygulanan bir müeyyide olan ceza toplumlarda kaosun doğmasını engelledi.
Hukuka aykırı fiile karşı hukuka aykırı fiil olan ceza kısas ,temel hak ve
özgürlükleri korumayan skolastik düşünceden doğan cezalar ,modern ceza
hukukunun doğmasına kadar uzun bir süreç geçti. ‘’ Ceza hukukunun doğuşu toplumların
temel hak ve özgürlük mücadelesiyle doğru orantılıdır .‘’Temel hak ve
özgürlükler arttıkça ceza hukukunun uygulama alanı hukuka en önemlisi devletin
hukukla sınırlı olduğu hukuk devletine
uygun hale getirilmiştir. Hukuk devletinin
var olduğu toplumlarda ceza hukukunun daha insanileştiğini söyleyebiliriz.
‘’Türkiye Cumhuriyeti, toplumun huzuru, milli dayanışma
ve adalet anlayışı içinde, insan haklarına saygılı, Atatürk milliyetçiliğine
bağlı, başlangıçta belirtilen temel ilkelere dayanan, demokratik, laik ve
sosyal bir HUKUK DEVLETİDİR.’’
Hukuk devleti ise devlet
aygıtının hukukla sınırlandığı devlet biçimi olarak karşımıza çıkmakta olup çok
uzun bir özgürlük mücadelesi sonucu ortaya çıkmıştır. Hukuk devleti antik
yunandan İslam devletlerine , İslam devletlerinden kiliseye ,kiliseden ulus
devletlerine kadar çok uzun bir mücadele sonucu ortaya çıkmıştır. Tarihteki ilk
iktidarı sınırlayan belge olarak kabul edilen 1215 Magna Charta hukuk
devletinin oluşumuna örnek teşkil etmektedir. Tarihteki ilk anayasalar ise 1787
Amerikan Anayasası 1791 Fransız Anayasası ve 1876 Kanuni Esasi hukuk meşruti
monarşilerin toplumsal uzlaşma metinlerine örnektir. Kısacası hukuk devletinin
tanımı devletin hukukla sınırlandığı organizasyon biçimidir. Düşman
ceza hukuku ise ceza hukuku kavramının zıddını oluşturan Hukuk Felsefesinin
alanına giren bir konudur. Makalemizde kısaca incelemeyi uygun görüyoruz Düşman
ceza hukuku Nazi Almanyasın da farklılıkların bastırılması sonucu ortaya çıkan
bir kavramdır. Kanunların sadece uygulandığı toplumun genelinden farklı
düşünenlere ceza hukukunun farklı bir biçimde uygulandığı alandır. İnsan
hakları savunucuları tarafından var olmaması gerektiği savunulmaktadır. Dr.Karl
Marx Devlet ve Hukuk Adlı eserinde ki şu tanımı düşman ceza hukukuna verilecek
en önemli örneklerden biridir. ‘’ Egemen sınıfın düşünceleri, her
çağda, toplumun egemen düşüncelerini oluşturur. Çünkü toplumun yönetici maddi
gücünü oluşturan sınıf, aynı zamanda o toplumun yönetici, manevi fikri gücünü
de oluşturur. Maddi üretimin araçlarını elinde tutan sınıf, düşünce üretiminin
araçlarını da denetler. böylece düşünce üretiminin araçlarından yoksun
bulunanların görüşleri, bu araçlara sahip bulunan sınıfın egemenliği altına
girer. ‘’ Günümüzde totaliter rejimler tarafından uygulanan bu
kavram varlığını sürdürmektedir bununla birlikte suç politikasının temel
ilkelerinden hukuk devletinin uygulanışı ile önemini kaybetmektedir . Devletler
ve toplumlar geliştikçe suç politikasının temel ilkeleri doğdu. Suç politikası
ise ceza hukukunun siyaset bilimiyle ilişkisini incelemekle birlikte
devletlerin suçun doğasında siyaset bilimini görmeleriyle oluştu. Suç
politikası bir devletin ceza hukukuna bakış açısı ‘’ nedir ? ‘’ sorusuna cevap vermektedir Suç politikasının
temel ilkeleri ise kısaca insanilik kusur ve hukuk devleti ilkesi diye
tanımlanabilir. Yukarıda açıkladığımız iki kavram olan ceza hukuku ve hukuk
devleti ilişkisinin en güzel örneklerinden birini suç politikasının temel
ilkeleri oluşturmaktadır. Eğer ki kanunlar tam anlamıyla bir ülkede
uygulanıyorsa orada ceza hukuku hukukileşmiş devletin hukukla sınırlandığı
hukuk devleti tam anlamıyla uygulanıyor demektir.
‘’Hem güvenlik hem de özgürlük olmadan insan olamayız;
fakat ikisine birden aynı zamanda ve tam olarak tatminkar bulacağımız ölçülerde
sahip olamayız.’’
Dr.Zymungt Bauman
Eğer ki bir ülkede başımıza bir şey gelmeden devlet güvencesi altında dışarı çıkabiliyorsak orada suç oranları düşük demektir. Suçlular içinde ceza hukuku temel ilkeler getirmektedir. Onlara işkence edilmemeli topluma yeniden kazandırılmamaları amaçlanmaktadır. Hukuk devleti ilkesine bağlı olarak ceza hukukunun ıslah politikası uygulanırken de ceza hukukunun caydırıcılık etkisi yok edilmemeli özgürlük ve güvenlik dengesi kurulmalıdır ceza hukukunun kurallarının evrensel ilkelere uygun hale getirilmesi tam olarak bu demektir. Hukuk Profesörlerinin de ifade ettiği üzere ‘’ eğer ki bir ülkede başımıza bir şey gelmeden düşüncelerimizi ifade edebiliyor bu özgürlüğe sahipsek ceza hukuku o ülkede hukuk devletine uygun hale getirilmiş suç politikasının temel ilkeleri tam anlamıyla uygulanıyor demektir. ‘’Sonuç olarak ceza hukuku ve hukuk devleti birbirinden ayrıksı düşünülmeyecek iki temel kavramı oluşturmaktadırlar ve modern hukuk devletleri var olmaya devam ettiği müddetçe varlıklarını korumaya devam edeceklerdir.


Yorumlar
Yorum Gönder